
Emniyet Genel Müdürü Mahmut Demirtaş ve Emniyet Teşkilatı mensuplarının yer aldığı iftar programında hitaplarını gerçekleştiren İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, konuşmasına şu ifadelerle başladı:
“Rahmet, mağfiret, yardımlaşma ve dayanışma ayı olan mübarek Ramazan-ı Şerif’e erişmenin huzurunu hep birlikte yaşıyoruz. Rabbim bu mübarek ayı aziz milletimiz, bütün İslam âlemi ve tüm mazlum coğrafyalar için hayırlara vesile kılsın. Başta Gazze olmak üzere, yeryüzünün dört bir yanında zulüm altında olan kardeşlerimize nusret ihsan eylesin. Cenab-ı Hak zalimlere fırsat vermesin; mazlumların feryadını rahmete, sabrını zafere, duasını felaha tebdil eylesin.”
“Türk Polis Teşkilatı, Bu Milletin Huzur Duasının Sahadaki Karşılığıdır”
Konuşmasında Türk Polis Teşkilatı’nın bu milletin huzur duasının sahadaki karşılığı olduğunu ifade eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, “Polisimiz; sokağın emniyetidir, şehrin huzurudur, devletin milletle kurduğu güven bağının en güçlü teminatlarından biridir. Milletimizin; evinde huzurun, sokaklarında güvenin, şehirlerinde sükûnetin ve yarınlarında ümidin temininde polisimizin alın teri, dikkati ve fedakârlığı vardır. Emniyet Teşkilatımızın kökleri, yalnızca bir kurumsal başlangıcın tarihiyle sınırlı değildir. Bu teşkilatın ruhu, bizim devlet tasavvurumuzun ve medeniyet birikimimizin derinliklerinden beslenmektedir. Bizim medeniyetimizde tarih boyunca devlet; adaletle ayakta durmuş, nizamla güç bulmuş, insanı koruyarak meşruiyet kazanmıştır. Selçuklu’dan Osmanlı’ya uzanan idare geleneğimizde düzenin korunması, kamu huzurunun sağlanması, mazlumun muhafazası ve hakkın üstün tutulması daima asli bir vazife olarak görülmüştür. İşte polislik mesleği, bu büyük medeniyet yürüyüşünün çağımızdaki en mühim temsil alanlarından biridir.” Dedi.
10 Nisan 1845’te kurumsal hüviyet kazanan Polis Teşkilatının 180 yıllık köklü bir hafızanın taşıyıcısı olduğunu kaydeden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi şöyle devam etti:
“Bu tarih, yalnızca bir teşkilatın kuruluş günü olarak okunamaz; aynı zamanda devletin toplumsal huzuru daha güçlü bir idari yapı ile koruma iradesinin ilanıdır. O günden bugüne uzanan bu şanlı yürüyüş, değişen zamanlara rağmen aynı özü her zaman muhafaza etmiştir; insan onurunu korumak, kamu düzenini sağlamak, hukuku korumak, milletin emniyetini teminat altına almak… İşte bu sebeple Emniyet Teşkilatımız, devlet aklının, adalet anlayışının ve medeniyet şuurunun yaşayan bir eseridir.”ifadelerini kullandı.



